Son Paylaşımlar
Tanıtılan Yazılar

BEBEKLERDE UYKU

UYKU anne babaların hekim ziyaretleri sırasında en sık yakındıkları konulardan biridir. İlk günlerde ‘’bu kadar uzun uyuması normal mi’’ ya da ‘’bu kadar uyku süresi yeterli mi ’’Daha sonra ‘’bu kadar sık uyanması normal mi’’, ardından ‘’bebeğimi uykuya daldırmakta güçlük çekiyorum, tam uyuttum derken yatağa koyar koymaz uyanıyor’’, hatta ‘’bütün gece saat başı uyanıyor bebeğim doğduğundan beri zombi gibi dolaşıyorum, işe hep uykusuz gidiyorum’’ gibi…

Uyku tüm canlılar için temel bir ihtiyaçtır. Kişisel farklılıklar olsa da bebekler günün büyük bir bölümünü uykuda geçirirler ve yaş ilerledikçe ortalama günlük uyku süreleri kısalır. Anne karnında iken günün 20 saati uyku ile geçerken 1,5 yaşında bu süre ortalama 12-14 saat olur. Hayatın ilk aylarında biyoritim oluşmadığı için günlük beslenme, uyku, dışkılama alışkanlıkları da oluşmamıştır. Gece gündüz ayrımı oluşması da 2-3 ayı bulabilir. Tüm insanlarda uyku, derinleştiği ve yüzeyelleştiği dalgalanmalar gösterir. Yetişkinlere göre uykunun yüzeyelleştiği REM dönemi daha kısa aralıklarla gelir(ortalama 45 dakika) ve daha uzun sürer. Aslında böyle olması, bu dönemde bebeğin ihtiyaçlarını hissedip ses çıkararak, ağlayarak bizi uyarmasını sağlayan doğal bir korunma şeklidir. Bu dönemde bebeğin göz küreleri hareket eder, eli kolu kıpırdar hafif huzursuzlanır, neredeyse uyanır. İşte bu süre bazı bebeklerde çok belirgindir ve her 45 dakikada bebek tamamen uyanabilir yada şanslıysanız uyanmadan uykuya kolayca geçiş yapabilir. Neden bazı bebeklerin REM dönemi uykularının daha hafif olduğu bilinmez, ancak bu dönemde hep emzirilen pışpışlanan sallanan bebekler tekrar kendi başına uykuya dalmayı öğrenemez.

Her ne kadar bebekler arasında günlük uyku süreleri, uyku aralıkları, uykuya dalış şekli ,gece gündüz dağılımı, REM dönemi sonrası uykuya geçiş farklı olsa da uyku doğal bir ihtiyaçtır. Ebeveynlerin yaklaşımından olumlu ya da olumsuz etkilenir, ama her şeyin doğru yapıldığı durumlarda da bazı çocuklar uyku konusunda zordur.

Öncelikle bebeğimizde bir uyku problemi oluşmaması için doğru yaklaşımdan bahsetmek istiyorum. Çünkü uyku problemleri ve yanlış alışkanlıklar oluştuktan sonra düzeltmeye çalışmak daha zor ve zahmetli olacaktır.

Anne karnında annesi tarafından sarılıp sarmalanan,beslenen ısıtılan, tüm dış etkenlerden korunan,annenin kalp seslerini duyarak sakinleşen bebek,doğduğunda daha fazla ışık, ses, değişen sıcaklık,ihtiyaçlarının karşılanması için daha fazla efor,daha fazla temasla karşılaşır.Anne babalar bu dönemde onu giydirir,doyurur, ısıtır dış dünyaya uyumunu sağlar.Bu süreçte bebeğin en çok ihtiyaç hissettiği şey kendisini güvende hissetmektir. Kendisini en çok güvende hissettiği yer de anne kucağı ve anne memesine temas etmesidir.Bebeğe yaklaşımımız ne kadar yumuşak, sakin, telaşsız ise bebek de o kadar az huzursuzlanır. Eli titreyen, sesi titreyen, ani sert hareketlerde bulunan,yüksek sesle konuşan,telaşlı anne babalar olursak bebek de huzursuzluk ve uyku problemleri olan bir bebek olabilir.Bunun dışında huzurlu bir uyku için;

-Altı temiz olmalı

-Karnı tok olmalı

-Burnu tıkalı olmamalı

-Alışık olduğu ortamda uyumalı ,sık yer ve ortam değiştirmemeli, çevresindeki eşyalar, ilgilenen insanlar değişmemeli

- Gece –gündüz aynı yatakta uyumalı,çevresinde dikkat çeken eşyalar olmamalı

-Pişik , gaz,diş çıkışı, bir hastalık gibi sıkıntıları olmamalı

-Ortam uygun sıcaklık ve neme sahip olmalı,karanlık ve sesiz olmalı

-Banyosunu yapmış olmalı, terini emen yumuşak sıkmayan giysileri olmalı

-Uyku için yatağa giderken aynı ses tonu ile aynı cümlelerle onu yönlendirmeli

-Sallayarak uykuya geçme alışkanlığı kazandırmamalı

-Memede uykuya geçme alışkanlığı kazanmaması için emerken uyanık tutmaya çalışmalı,uykusu geldiğini hissettiğimizde uygun şartlarda ve hep aynı ritüele uyarak uykuya geçmesini sağlayalım. İlk 3-4 ayda uyku için annenin temasına ihtiyaç gösterebilir esirgemeyelim.

Bunların hepsini doğru uyguluyor olmamıza rağmen uykuya dalamama ve sık uyanma problemleri olan çocuklarda bir hekimle işbirliği yapıp anemi,reflü,üriner enfeksiyon gibi uykuya engel olabilecek fiziksel nedenler açısından değerlendirilmelidir.

Eğer fiziksel bir sorun yoksa ve uyku problemi ailenin sosyal yaşantısını kötü etkiliyor,evde ve işte performansı düşürüyor, beklenen uyku süreleri gerçekleşmiyor ise ya da yanlış alışkanlıklar kazandırılması nedeni ile çok sık uyanan,uykuya dalamayan bir bebeğimiz varsa bebeğe uyku alışkanlığı edindirme konusunda sistemik bir yaklaşıma ihtiyacımız olabilir.Öncelikle her bebeğe uyku eğitimi vermek gibi bir takıntımız olmamalı ve bebeğin özelliklerine, ailenin beklentilerine göre uygun çözümler üretilmeli katı kurallar uygulanmamalıdır.Keza uyku eğitimi verme yükümlülüğü ebeveynler üzerinde ayrıca bir stres oluşturabilir.

Bebeklerin hatta insanların davranışlarını ve alışkanlıklarını değiştiren asıl şey cezalar, ödüller, sertlik veya zorlamalar değil yumuşak sevecen bir tavırla gösterilen TUTARLILIK ve KARARLILIKtır. Uyku alışkanlığı için de en fazla buna ihtiyacımız olacaktır. Yani yaptıklarımızı zaman içerisinde değiştirmeden yapmaya devam etmek, diğer yandan uyku konusunda farklı kişiler de ilgileniyorsa onların da aynı tavrı göstermesi.

Bu konuda farklı yöntemler yayınlanmış,pek çok yazıda anneler kendi deneyimlerini paylaşmışlar ve hatta uyku eğitimi vermenin zararlı olduğu da savunulmuştur.Benim görüşüm de her bebeğe uygun değişmez kuralları olan uyku eğitimi modellerinin olamayacağıdır.Ancak annelerin de bebeklerinin uykusuzluğu annelik performanslarını etkilediği için, eğer çalışıyorlar ise profesyonel hayatlarını zora soktuğundan uykuya dalma konusunda zorluk yaşatan, geceleri sık uyanıp tekrar uykuya dalamayan çocuklarda uyku eğitimi gereklidir.Eğitim çocuğa ceza olarak hissettirilmemeli , ilk başarısızlık ve zorlukla vazgeçilmemelidir.

Öncelikle bebek sallanarak yada emerek yada aynı yatakta sarılarak uykuya dalmaya alışmışsa bundan vazgeçilmelidir. Bu şekilde bebeğin uykusu bir koşula bağlandığı için hem uykuya dalması güçleşir ve daha zahmetli olur hem de REM dönemlerinde bunların olmadığını hissettiğinde kolayca uyanabilir.

Eğitime başlamadan önce anne babanın kendini bu eğitime ruhsal olarak hazırlaması gerekir. Annenin yeterince zaman ve enerjisinin olduğu bir dönem seçilmelidir.4. aydan sonra eğitime başlanabilir. Yukarıda listelenen koşulları yerine getirmek dışında; seyahat yada eve konukların gelebileceği bir dönem seçilmemeli ,kendi evinde olmalı ve diş çıkış dönemi ya da fiziksel bir hastalığı olmamalıdır.

Dünyada bu konuda yapılan araştırmalar ve deneyimler sonunda birkaç farklı ekol oluşmuştur.Her anne baba yukarıda bahsettiğim genel doğruları gözden kaçırmadan kendi yapısına ve çocuklarının özelliklerine göre bir yol izlemelidir.ABD iki ana ekol uygulanmaktadır;

1 -Bebeğin uykuya dalması için uzun yıllar desteklenmesi gerektiğini söyleyen,çocukla birlikte uyumayı teşvik eden doğal ebeveynlik yaklaşımı.

2 -Bebeklere 4. Aydan sonra kendi kendine uyumayı öğretmek gerektiğini savunan yaklaşım. Bu ekol de kendi içinde üçe ayrılır;

-Çocuklara ağlamadan kendi kendine uyumayı öğretenler.

-Ağlatma yöntemi ile uyutmayı öğretenler.

-Orta yolcular yani ağlatmayı son çare olarak görüp kontrollü bir şekilde uygulayanlar.

Bir yaşına gelmiş,sallanmadan yada birlikte yatmadan uykuya dalamayan,geceleri de sık uyanan bir çocukta eğitime başladığımızda istesek de istemesek de ağlayacaktır. Buna dayanamayıp 3. Günde vazgeçeceğimizi düşünüyorsak eğitime hiç başlamamakta yarar var.Çünkü bebeğiniz bunu ceza gibi algılayıp daha fazla huzursuz olacaktır.

Öncelikle bir uyku rutini oluşturulmalıdır.Uyku saati yaklaştıkça daha az hareketli aktiviteler yapmalı,sakinleşmelidir.Ilık bir banyo bebeği rahatlatabilir.Banyo sonralı masaj, bol öpücüklü bir dönem geçirilebilir,açsa banyodan önce doyurmak gerekir.Sonra uygun giysiler giydirip kucağınızda sallamadan biraz gevşemesine izin verin,yatağa doğru giderken hep aynı şeyleri söyleyin:’’şimdi uyku zamanı’’ ‘’uyu da büyü’’ gibi.Her gün hep aynı saatlerde tekrarlanan bu ritüel bebeği uykuya hazırlayacak,eğitimi kolaylaştıracaktır.

Uyuması için gece ve gündüz aynı yatağa yatırılmalı ve başlangıçta bir sandalyede yatağına yakın oturulabilir.Bebek yatağa bırakılırken uykuya hazır ama uyanık olmalıdır.İtiraz ve ağlama geldiğinde başlangıçta elini tutmak, sırtını sıvazlamak ,sakinleştirici şeyler söylemek gerekebilir.Ciddi itirazlar geldiğinde yatakta kalkıp ağladığında müşfik yumuşak bir tavırla ama ağlamasına aldırış etmeden tekrar tekrar yatırılmalı ve ilk günlerde hemen sonuç beklenmemelidir.Günler ilerledikçe yatağa yatırıldığında temas azaltılmalı,sandalye yataktan uzaklaştırılmalıdır.Her çocuğa göre değişen 1-2 haftalık sürede bu süreç tamamlanır ve bebeğiniz iyi geceler öpücüğü verilerek kendiliğinden uykuya dalan bir bebek olacaktır.

Anne-baba ve bebeğin özelliklerine göre farklı yöntemler benimsenebilir.Hangi yöntem belirlenirse benimsensin ortak yol uygun koşulların hazırlanması,uyku rutini oluşturulması ve sürecin başından sonuna kararlı ve tutarlı davranılmasıdır.

Ailecek iyi uykular….

#bebekuyku #çocuk #bebeklerinuykusaati #bebeklerinuykuproblemi #uyku #uyumayanbebek #çocuklardauykuproblemi #bebeklerinuykuihtiyacı #bebeklerdeuyku #çocuklardauyku #bebeksağlığı #çocuksağlığı #yenidoğanbebeklerinuyku